25 Ocak 2014 Cumartesi

Okullar Kapandı


Dün okullar yarıyıl tatiline girdi..... Ah ah geçmiş günler canlanıverdi gözümün önünde. İlkokulda iyi bir öğrenciydim aslında, tüm derslerim "Pekiyi" olurdu, bir defasında okula yeni gelen resim öğretmeni "İyi" vermişti de çok bozulmuştum.
Hala da anlamam teyzenin nasıl bir komplekse sahip olduğunu. 6-11 yaş arası çocuk ne çizsin de seni memnun etsin, Picasso mu bekliyorsun karşında? Sonra ortaokul-lise dönemi geldi tabii doğal olarak da şenlik başladı.

Beni hiç istemediğim bir okula kaydettirmişlerdi, nedeni de babaannem ve sülalesi oradan mezun diye. Düşünün yani nasıl bir aristokrasi ve dayatmacılık hakim ki bizim aileye elimden tutup sokuverdiler bu okula. (İsim vermeyeceğim ama eski ve köklü bir okul olduğunu az çok tahmin edebilirsiniz) Olmadı sevemedim okulu, disipline ben gelemeyen bir tipim nasıl olur da burada mutlu olurum düşünen yok. Dönem sonlarında karneleri görmeyin felaket; 5 ders kırık, 8 ders kırık... kırık da kırık.... Sonra milli eğitim bakanlığı sağ olsun harika bir sistem getirdi; ilk dönem ve ikinci dönem ortalaması 5 üzerinden 2 olan geçecek sınıfı. Yani ilk dönem 2, ikinci dönem 1 ise notunuz 1,5'tan 2 hooop bir üst sınıfa. Tabii ben bu sistemin nimetlerinden yararlanmayı son derece uygun buldum kendime açısından :) Daha ilk dönemin ilk sınavına deli gibi çalışıp 5 aldığımı, sonrasında da yan gel yat uygulaması ile kalan 4 sınavdan 1 aldığımı,  sınav ortalamaları sayesinde karneye 2 getirdiğimi düşünün :) Bunları övünerek anlatmıyorum, ama dönüp baktığımda da pişman falan olmuyorum.

Neyse, ben bu rezil karnelerle eve gidiyorum ama kapıdan giresim yok çünkü en az 1 hafta anne baba dırdırı dinleyeceğim. Artık babam saatlerce fırça çeker, sonra annem tepemde konuşur.... Her sene aynı hikaye... "Alırım seni okuldan, veririm bir markete kasiyer olursun" bu annemin tehdidiydi, "veririm seni devlet lisesine 60 kişi bir arada okursun" bu da babamınki. Bir defasında anneme "tamam ver çalışır ekmek paramı kazanır sonra da kendi evime çıkarım" demiştim, kadıncağız sinir krizi mi geçirdi cinnet mi getirdi ayırt edememiştim. Babama da "insanlar yokluk içinde devlet liselerine gidiyorlar sonra da ne müdürler, ne genel müdürler çıkıyor oradan" demiştim, sonra odama son sürat kaçmıştım :)

Özet olarak demek istediğim şu ki, hırs yapmayın, bırakın çocuğunuz karnesinde kırık mı getirdi, teşekkür mü aldı... Hepsi kendi sorumluluğunda ve siz her üzerine gidip de onu boğduğunuzda durum düzelmektense daha beter yerlere gidecek. Zavallı minicik öğrenciler, karneden bırakın kırığı, 5 üzerinden 3 var diye anne babasının hışmına uğrayanı o kadar çok var ki.... Bir insanın kişiliği, bir insanın insanlığı bu notlarla ölçülemez. Siz çocuklarınıza kamçı vurup hırs küpüne çevirmektense onlara ileride nasıl birer insan olmaları gerektiğini öğretin. Çünkü bu hırsla yetişen tipler ileride hasta ruhlu olup iş yerinde altında çalışanları aynı ana babası gibi ezerler.

Tüm öğrencilere güzel bir yarı yıl tatili dilerim,
Yasemin (Bartu'nun annesi)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız için teşekkür ederim

Yasemin