Hatırlıyorum, mevsim dışı olan sebze ve meyveleri eve bile sokmuyordum, her gün evde taze yemek pişirip bir gün önceden kalan yemeği bile yemiyordum. Tabii itiraf edeceğim canım bir kaç kere hamburger gibi yaramazlıkları da istedi, eh hamileyim aş eriyorum deyip yedim de.... Ama vallahi 2 kereden fazla değildir :)
Amerika'da kalırken de o sebze meyve kıtlığında, son güne kadar market market dolaşıp gözümüze en taze gözükenleri aldık ve her gün yemek pişirdik. Hatta evinde kaldığımız aslında Türk olan ama Amerikalılaşmaya çalışıp da iki arada bir derede kalan teyze bize pek bir şaşırıyordu ve daha da beteri evi yemek kokutuyoruz diye de bozuluyordu. Bir kaç defasında ne gerek var bu kadar işe güce, ısmarlayın pizza yiyin olsun bitsin demişti. (Daha bombası, çok su içmeme de şaşırıp Cola'nın daha yararlı olduğunu iddia etmişti) Bunu söyleyen kişi biyolog güya ama sanırım arka kapıdan mezun olmuş. Neyse konuyu dağıtmayalım, 3 ay boyunca bulabildiğimiz tüm taze meyve, sebze, et, süt... vb her şeyle beslenmeme dikkat ettim.
Şuna katılmıyorum, hamileyken "x" yenmez, "z" içilmez.... Olmaz böyle bir şey bence, sonuçta her şeyin fazlası zarar.... Canın kırk yılda bir ne bileyim sucuk istediyse git güvendiğin kasabından al, 40 hafta içinde 1 haftasonu pişir ye. Tabii ki çiğ et, çiğ yumurta gibi mikrobu ve bakteriyi %100 barındıran şeyler için geçerli değil bu söylediklerim.
Sevgili kayınpederim cumhuriyet.com.tr sitesinde yayınlanmış olan "anne adaylarının beslenmesi" ile ilgili bir yazının linkini paylaşmış, blogumda kullanabileyim diye. Sağolsunlar yazmaya başladığımdan beri ailecek tam destek halindeler :) Öncelikle kendisine teşekkür ediyor ardından da sizlerin ve tanıdığınız anne adaylarının yararlanması için aşağıya ekliyorum.
Sevgiler
Yasemin (Bartu'nun annesi)
Seninle gurur duyuyoruz......
YanıtlaSil