O kadar yoruldum, o kadar koşturdum ki vakit bulamadım bloguma girip de iki satır yazmaya.... Takip edenler mail atmışlar nerede yazı diye :) Saat gecenin 10'u oldu daha yeni bilgisayarımı açma şansına eriştim. Ama derseniz ki vah vah ne yaptın bu kadar çok derseniz.... dönüp bakıyorum koskoca güne ve elde var sıfır diyorum.
Ben hiç bir şey yapmamışım ki.... Sabah kapının çalmasıyla uyanan Bartu Bey'in kucak krizi tuttu, sonrasında mutfağa girdim akşam için yemek hazırladım (Bartu hala kucağımda), evde temizlik vardı oğlanı Halama devredip ben mutfak dolaplarına giriştim, tam bu sırada uyku krizine girdik.... 1 saat uğraşıp da ufaklığı uyutunca mutfağa geri döndüm.... Tam bitti dedim, bizim küçük canavar uyandı karnı aç, doyurdum.... Ve tabii ki günlük cadde turuna çıkıp piyasa yapma zamanımız geldi. Akşam 6 olmuştu eve girdik....
Bu defa da oyun oynama talebi geldi; 1 saat oyuncaklarla oynadık sonrasındaki 1 saat de evde yakalamaca oynadık... Saat 8'de babamız geldi, yemek yedik... Yemekten sonra ne zaman dağaldığını anlayamadığım evin toplanması, Bartu'nun uyutulması.....
Aslında çok yoğun gözüken ama günden ne kaldı geriye dediğinde de hiç bir şey cevabını aldığın bir gün işte.... Özür dilerim, hiç bir şey olur mu? Oğlumla dolu dolu geçirdiğim eşsiz dakikalar kaldı hatırlanacak :)
Bakalım yarın neler yapacağız :)
Herkese iyi geceler,
Yasemin (Bartu'nun annesi)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlarınız için teşekkür ederim
Yasemin