21 Ocak 2014 Salı

Amerika'da Doğum 2


Hatırlarsanız geçen hafta Amerika'da doğum ile ilgili bir yazı yayınlamıştım. Kısa bir özet geçmek gerekirse; böyle bir düşünceye sahip olan anne-baba adaylarının, bu işi ticari olarak yapan firmaların yanı sıra kendi evini açarak hizmet veren Arzu Hanım'a ulaşabileceklerini veya cesaret edebiliyorlarsa kendi kendilerine de Amerika'ya giderek rahatlıkla doğumu gerçekleştirebileceklerini anlatmıştım.
Bugün ben size kendi hikayemi yani tek başına yabancı bir ülkeye gidip doğum yapmanın nasıl bir macera olduğunu anlatacağım. Ancak yazı çok uzun olacağından ve detaylı bilgi vermek istediğimden konuyu muhtemelen birkaç güne bölebilirim.

Biz Amerika'ya gitmeye karar verdiğimizde ilk başta firmaları araştırmaya başladık, ancak gelen fiyat tekliflerini görünce dudağımızda çıkan uçukları biz bile sayamaz olduk. Aslında eğer yaşam tarzı ve yaşamak için gerekli olan fiyatlar hakkında hiç bir şey bilmediğiniz bir ülkeye gidiyorsanız size 100.000 usd fiyat bile verebilirler çünkü sizin yemenizden içmenize, seyahatinizden doktorunuza her şeyiniz karşılanacak olan paketler sunuyorlar.

Daha sonra www.amerikadadoğumyapmak.com sitesinden Arzu Hanım ile irtibata geçtik. Kendisi beni cebimden aradı ve son derece samimi ve sıcak bir şekilde anne adaylarına evini açtığını, her konuda onlarla ilgilendiğini ve bir çok referans verebileceğini söyledi. Açıkça söyleyeyim ben kendisinin bu ilgisinden ve verdiği fiyatın da çok uygun olmasından dolayı kesinlikle Arizona'ya, yanına gitmeye karar verdim. Ancak benle aynı dönemlerde doğum yapacak başka bir anne rezervasyon yapmıştı ve tabii ki de öncelik onundu. (Daha sonra bir sağlık sorunundan dolayı iptal ettiler ama ben uçak biletimi almış ve tüm organizasyonumu başka bir şehre göre yapmış bulunuyordum)

Bunun üzerine Amerika'da yaşayan kuzenim Errol'un yanına (Miami) gitmeye karar verdim daha doğrusu o beni davet etti. Ancak hesaba katmadığımız şey eşinin de hamile olması ve haziran ayında doğum yapacak olmasıydı. Biz ilk başta uçak biletlerini ayarladık, hatta yolda yalnız olmayayım diye İnci Halam benimle gelmeyi teklif etti. Ayşe Halam yani Errol'un annesi ise zaten doğum için kuzenimin yanına çoktan gitmişti. O da benim doğum yapmamı beklemeyi ve kasım ayında Türkiye'ye dönmeyi teklif etti. Anlayacağınız ailecek seferber olduk :) Ve ailenin ilk bebeği Liam (kuzenimin oğlu) dünyaya geldi. Maalesef uyku düzeni çok bozuktu ve bildiğim kadarıyla da çok ağlıyordu yani Miami'ye gitme hayallerimiz bir anda suya düşüverdi.

Biz pes etmiş halde İstanbul'da bir hastahane araştırırken babam ve halamların bebeklik arkadaşı Nükhet Teyze imdadımıza yetişti ve evinin son derece büyük olduğunu, rahat edebileceğimizi hatta tüm ailenin gidip kalabileceğini söyledi. Böylece Charlottesville planımız ortaya çıktı.

Burada kısacık bir not için araya giriyorum; benim nacizane tavsiyem daha önce de dediğim gibi yanınıza ailenizden kimi isterseniz alın ama akrabanız bile olsa kimsenin evine 3 ay gibi uzun bir süre kalmaya gitmeyin. Herkesin bir düzeni var ve eninde sonunda mutlaka bu düzenler arasında çatışma yaşanıyor. Sonuçta siz yabancı bir yerdesiniz ve psikolojik olarak da hassas bir dönemdesiniz.... Boşuna sıkıntı yaşamaya, üzüntü çekmeye gerek yok. Air BNB adlı bir iphone uygulaması var, girin oraya istediğiniz tarihleri, istediğiniz şehirleri girin son derece uygun günlük kiralar karşınıza çıkacak.

Ben bugünlük burada kesiyorum, yarın size vize, uçak ve ülkeye giriş ile ilgili merakınızı giderecek detayları yazacağım.

Sevgiler,
Yasemin (Bartu'nun annesi)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız için teşekkür ederim

Yasemin