Benim en çok içimi acıtan konulardan biridir çocuk istismarı ve çocuk tacizi. Hele ki anne olduktan sonra ister istemez korkularımın en üstünde bir yerlere oturdu kaldı. Geçenlerde izlediğim bir programda Psikiyatrist Dr.İbrahim Bilgen bu konu ile ilgili anne babalardan gelen soruları yanıtlıyordu. Ben de hem kendim ve oğlum için hem de burda paylaşabilmek için konuyu dinleyerek notlar aldım.
Maalesef çocuklarımızı koruduğumuzu zannetsek de bu bir yere kadar mümkün çünkü eninde sonunda bizim gözümüzün önünde olmadıkları zamanlar gelip çatıyor. Bu zamanlarda başlarına bu korkunç olayın gelmemesi için ya da Allah korusun ama bir şekilde buna maruz kalırlarsa büyüklerine hiç geciktirmeden anlatmaları için her anne babanın dikkat etmesi gereken çok önemli noktalar var.
Her şeyden önce bir çocukta cinsel eğitim 3-3,5 yaşlarında bize ilk sorularını sormasıyla başlıyor. Bu dönemden itibaren anne veya babaların çocuklarına kaçak cevaplar vermek yerine, onlara anlayacakları dilde, istediklerini alarak tatmin olacakları bilgileri vermeleri gerekiyor. Bu sorulara cevap verirsem daha beterleri gelir diye korkan anne babalar için kısaca belirteyim ki çocukların dikkat süreleri çok kısa dolayısıyla sizin vereceğiniz cevapları uzun uzun dinleyemiyorlar ve hemen başka bir konuya geçiveriyorlar.
Çocuklara bu yaşlarda vermeye başlayacağımız cinsel eğitimde mutlaka ve mutlaka "senin iznin olmadan kimse vücuduna dokunamaz ve eğer ki dokunursa kesinlikle bize gelip bunu anlatman gerekiyor" cümlesini defalarca kullanmanız gerekiyor.
Bir diğer önemli şey ise çocuğunuzun kendisini ifade etmesine izin vermeniz. Bu şu demek; siz eğer çocuğunuzun kendisini ifade etmesine, istediğini söylemesine olanak vermezseniz ve kendi fikirlerini değersizmiş gibi hissettirirseniz çocuk bu tip bir olayla karşılaştığında nasılsa beni ciddiye almayacaklar diye düşünüp anne babaya hiç bir şey anlatmıyor. Burada İbrahim Bilgen tam olarak şu örneği verdi; kızını bir gün telefonla arıyor ve telefona cevap veren bakıcı İbrahim Bilgenin kızının şu anda çizgi film seyrettiği için kendisiyle konuşamayacağını söylediğini aktarıyor. Eğer; hemen telefona gel babanla konuşmamak ne demek gibi bir tepki verseydi çocuk kendi özgürlüğünün olmadığını ve babasının istediği gibi davranması gerektiğini benimseyecekti. Dolayısıyla da başına gelen istenmeyen olayları nasılsa babam bana saygı göstermez diye kendine saklayacaktı. (tabii bu çocuğunuzun her istediğini yapın demek kesinlikle değil, aradaki ince çizgiyi korumak gerekiyor)
Bir de kendi fikirlerimi eklemek istiyorum kısaca; çocuğunuzu olur olmadık sokakta sevmek için yaklaşan insanlara elletmeyin, ellemelerine izin verecekseniz de mutlaka önce "bu amca veya teyze seni sevmek istiyor sen de ister misin" diye sorun. Belki size cevap veremez ama kendi izni olmadan başkasının ona dokunamayacağını zaman içinde öğrenir. Ayrıca etrafınızdaki kişilerin tamamen içini bilemezsiniz, her yıl aile içinde istismara uğrayan bir çok çocuk oluyor maalesef. Bu nedenle evladınızı mutlaka kendi yatağında yatmaya alıştırın. Kendi yatağı dışında ise yalnızca anne babası ile yatabileceğini öğretin ve her kim olursa olsun "bu gece de benle yatsın" tekliflerini prensip olarak reddedin. Bu karşı taraftan çocuğa bir zarar geleceğinden değil ama çocuğun yerini ve kuralları öğrenmesi açısından çok gerekli bence.
Özet olarak, tabii ki çocuklarımızın her türlü kötülükten korunması bizim sorumluluğumuz altında. Ancak bunu 7 gün 24 saat diplerinde yaşayarak başarmamız mümkün değil. Bize düşen onları, doğru mesajları vererek hayata hazırlamak. Eğer küçük yaştan itibaren vücudunun kendisine ait olduğunu ve kendi izni olmadan kimsenin ona dokunamayacağını öğrenirse, ve kendi düşünce ve duygularının da aile içinde önemsendiğini, bir değeri olduğunu görürse bu hiç istenmeyen olaylara karşı çok daha güçlü olacaktır.
Umarım bir parça da olsa aydınlatıcı bilgiler aktarabilmişimdir. Hiç bir çocuğun bu gibi acı olaylarla yüzleşmemesi dileğiyle...
Yasemin (Bartu'nun annesi)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlarınız için teşekkür ederim
Yasemin