Kucağıma aldığım ilk dakika konuşmaya başladım ben oğlumla. İlk başlarda, oğlumun uyumadığı dakikalarda (toplam 2-3 saat) onu ne kadar çok sevdiğimi anlatıyordum. Sonra zaman geçtikçe ve artık uyanık kaldığı süreler uzayınca havadan sudan, günlük olaylardan, o an aklımdan geçenlerden... kısaca her şeyden bahseder oldum. Bunu çok da bilinçli yapmadım aslında, sadece içgüdüsel gelişti her şey. Zaten annelik hakkında çok emin olduğum bir şey varsa o da tamamen içgüdüsel bir duygu olduğu ve sizi ne yapacağınız konusunda doğru yönlendirdiğidir.
Konuşmak, bıkmadan usanmadan anlatmak o kadar önemliymiş ki meğerse... Her markete gittiğimizde raflardaki ürünlerin isimlerini söyledim, bir restorana gittiğimizde yediğim yemeklerin ne olduğunu anlattım, evde bulaşık makinesini boşaltırken "bak bu tabak, bu bardak..." dedim, çamaşırları asarken elime aldığım her şeyin kime ait olduğunu ve isimlerini söyledim. Hatta tüm aile bireylerinin tek tek Bartu ile çekilmiş fotoğraflarını bastırıp her gün oğluma gösterdim.
Bartu 3 aylıkken bana bir şeyler anlatmak ister gibi vurgulu ve düzgün sesler çıkartmaya başladı. Sonra henüz 7 aylık iken ilk kelimesini söyledi; "ay dede". Hatta o kadar benimsemişti ki bu kelimeyi ağlarken bile ay dede-de-de-de-de" diye sayıklıyordu. Çok geçmeden de başka bir çok kelime çıkıverdi ağzından....
Bir annenin bebeği ile buluştuğu ilk dakikadan itibaren onunla konuşması hem anne bebek arasındaki kusursuz bağı daha da pekiştirmekte hem de bebeğin dil gelişimini olumlu yönde etkilemekte büyük rol oynuyor. Bu sayede bebekler konuşmayı söktükleri ileriki dönemlerde daha fazla kelime dağarcığına sahip oldukları için kendilerini daha iyi ifade edebiliyorlar. Derdini, sıkıntısını veya isteğini rahatlıkla ifade edebilen çocuklar ise unutmayın ki hırçın veya sinirli bir yapıdan çok uzak oluyorlar.
Bunların hepsini bir kenara bırakalım ve az önce yazmış olduğum ve bence en önemli olan cümleyi aklımızın bir köşesine kazıyalım; bir annenin bebeği ile buluştuğu ilk dakikadan itibaren onunla konuşması anne ile bebek arasındaki kusursuz bağı daha da pekiştirir.
Sevgiler,
Yasemin(Bartu'nun annesi)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlarınız için teşekkür ederim
Yasemin