14 Aralık 2013 Cumartesi

Çocuğunuz Nasıl Yemek Alışkanlığı Kazanır?


Bartu 6 aylıkken her bebekte olduğu gibi biz de yavaş yavaş ek gıdaya geçtik. Genelde internette uzun uzun okuduğum sayfalarda anneler hep yemek yemeyen çocuklarından şikayet ediyorlardı. Açıkçası beni bekleyen zor günlere kendimi hazırlamıştım çünkü gerek bebekliğimde (doğal olarak hiç hatırlamıyorum) hem de hatırladığım çocukluk dönemimde pilav, makarna ve köfte dışındaki tüm yemeklere karşı ayrı bir düşmanlığım vardı. Dolayısıyla oğlumun da bana benzeme ihtimali yüksek olduğundan durumu kabullenmiştim.


6. ayın sonunda ilk olarak meyve suyuyla başlamamızı öneren doktorumuz ilk başta içmeyi reddedebileceğini sabırlı olmam gerektiğini söylemişti. Doktor çıkışı bir hevesle koşup cam rende aldım, sonra da markete uğrayıp elma ve armut dolu iki torbayla eve döndüm. Oğlumu yatağına yatırıp mutfağa girdim ve önce cam rendeyi dezenfekte etmek için sterilizatöre yerleştirdim. 10 dakikalık işlem sonunda bir de baktım ki bizim cam rende ortadan ikiye ayrılmış. Ne hayal kırıklığı anlatamam, akşam da olmuş çıkıp yenisini bulamam...

Bu ne biçim bir aletmiş, meğerse çok hassasmış... kimse beni uyarmadı ki; iki de bir kırılıp durur yerine yenisini bulana kadar uğraşır dururum. Sonunda gerekli tüm malzemeleri eksiksiz hazırlamayı başardım ve oğluma armut suyunu hazırladım. Ama dedim ya beğenmeme, istememe ihtimallerini kafama yazmışım, o yüzden kaşığı korka korka uzattım. Bizimki afiyetle 1 koca armudun suyunu içmez mi :)
Bunu izleyen günlerde yavaş yavaş püre sebzelere ve takibinde de kıymalı yemeklere başladık. Benim oğlum maşallah hepsini höpürdetiyor, tabakta 1 lokma kalmıyor, utanmasa tabağı da yiyecek.

Şimdi asıl konuya geleyim, Bartu nasıl oldu da bu kadar çabuk her şeyi yiyebilen ve sorun çıkartmayan bir bebek oldu derseniz; biz doktorumuzun bize söylediği her kuralı harfi harfine uyguladık.
Her şeyden önce, Bartu'nun yemek saatinde mutlaka sofra kurup hep beraber sofraya oturduk. Böylece yemeğin sofrada yeneceğini ve tüm ailenin beraber sofraya oturup beraber kalkabileceğini öğrettik. (arada istisna zamanlar tabii ki oluyor sonuçta evde nazi rejimi yok ama genel olarak bu kuralı delmesine kolay kolay izin vermiyoruz.)

Biz nasıl sandalyede oturuyorsak Bartuyu da kendi mama sandalyesi dışında bir yere asla oturtmadık yemek esnasında. Ve yalnızca kendi mama sandalyesinde otururken yemeğini yemesine izin verdik.

Ayrıca, Bartu'nun yemeklerini bizim kullandığımız tabak ve kaselerde önüne koyduk, hatta yemekleri Onun gözünün önünde tabaklara servis yaptık ki annem ve babam benimle aynı şeyleri yiyorlar diye düşündü. (Burada dikkat edilmesi gereken şey; eğer siz farklı şeyleri yer ve farklı malzemeleri kullanırsanız, bebek otomatik olarak benim farkım ne diye düşünüyor)

Tabağımızdaki yemekleri beğenmesek bile Onun gözünün önünde hiç suratımızı ekşitmedik ve ne kadar lezzetli diyerek zor da olsa hepsini bitirdik.

Önemli kurallardan biri de kendi istediği zaman yemeğini ellemesine, çatal kaşığı tutmasına hatta kendi kendine yemek yemeğe çabalamasına asla engel olmadık. Bu sayede ileriki aylarda çatal veya kaşığıyla lokmasını ağzına götürünce inanılmaz mutlu olup çığlıklar attı.

Ve son olarak yemeğini bitirdiği zaman daima takdir ettik ve ne kadar güzel yedin oğlum yemeğini diye Onunla konuştuk. Eğer yemeğini yemezse de asla kötülemedik ve babasıyla kendi aramızda şifreli konuşarak durumu haber verdik. (Boğazdan gemiler bugün geçmedi ... gibi) Çünkü olumsuz konuştuğumuzu anlasaydı durumu kendine yakıştıracak ve daha sonra ben bunu yemezmişim diye düşünecekti.

Şimdi eminim içinizden bir bebek bu kadar detay düşünebilir mi diyorsunuzdur. İnanın düşünüyorlar, hatta doğduklarında bence kesinlikle bir çok şeyi farkında oluyorlar. Ayrıca onları bizler gibi görüp kendi istekleri, kendi tarzları var olarak kabul edersek çok daha etkili bir iletişim kurma şansımız oluyor.

Çocuğu olan, yemek alışkanlığı kazandırmaya yeni başlayan veya yeme sorunu yaşayan çocuğu olan tüm aileler denesin. Göreceksiniz sonuç çok başarılı olacak.

Sevgiler,

Yasemin (Bartu'nun annesi)



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız için teşekkür ederim

Yasemin