4 Şubat 2014 Salı

Doğum Hikayem 2


Cuma günü Amerika saati ile akşam üzeri 5'te kendimi buz gibi ameliyathanede bir yatakta yatarken buluverdim. En başından beri kimseye benimle doğuma girmesi için ısrar etmemiştim ama sanırım içimden de beni yalnız bırakmayın diye çok dua etmişim. Halam bana kıyamadı, korkmasına rağmen de tüm cesaretini toplayıp yanımda oturdu ve hep elimi tuttu. O olmasaydı ne yapardım, nasıl dayanırdım tek başına hiç bilemiyorum, kendisine tekrar teşekkür ederim.


Neyse, beni yatırdılar ameliyat masasına, bir de yeşil örtü çektiler olanı biteni görmeyeyim diye. Ama bir baktım tavana, lambalara benim tüm görüntü yansıyor. Düşünebiliyor musunuz görüyorum yani, göbeğimin oraya bir şeyler çizmişler bir kaç dakika içinde de kesecekler. Allah ben çığlık çığlığa durun durun her şeyi görüyorum diye haykırınca yeşil örtüyü iyice yukarı çekip lambaları görüş alanımdan çıkardılar :)

Neyse ben anestezistle muhabbete dalmışım bir anda doktorlardan biri "basınç geliyor" diye beni uyardı. Artık ne yaptılar bilmiyorum ama ciğerlerimin bir el tarafından sıkıldığını hissettim, eh tabii doğal olarak bir korktum ki sormayın. Çabuk beni bayılt ya da uyuşturucu bir şeyler ver dedim, zaten daha önceden de bu konuda kendisi ile pazarlık yapmıştım :) Artık ne verdiyse beni görmeyin, ağzım kulaklarımda, adamın gözlerine şiirler, şarkılar söylüyorum. Arada ingilizce yerine fransızca konuşuyorum... o derece rezalet yani :)

Sonra Bartu böcüğüm pat diye çıkıverdi, ben pek göremedim oğlumu o anda, sanırım nefes alamamıştı hemen o yüzden doktorlar alıp incecik bir boru ile müdahale ettiler. Bir hemşire de benim telefonumla fotoğraflarını çekti. Sonra Bartucuğumu alıp temizlemeye bakım odasına götürdüler. Bu arada da hemşire telefonumu bana verdi ki oğlumun resimlerini göreyim diye.

İşte o ana kadar ki tüm asaletim ve cool görüntüm, o anda yere bir oldu. Görüntü şu; tam fotolara bakarken yengemden bir mesaj geldi "ne oldu, doğdu mu" diye. Ben ameliyat masasında kesilmiş biçilmiş halde yatarken ve üstelik anesteziden neredeyse sarhoş gibiyken halam elinde telefonu tutuyor ben de tuşları kullanarak yengeme cevap yazıyorum. Düşünün yani hijyen, ameliyat, doğum, bebek... hepsi bir yanda ben elimde telefonla bir yanda. Adamlar kesin yuh kıro dediler çünkü takip eden 3 gün ne zaman bir doktor kontrole gelse ben hep elimde telefon ya Türkiye'den biriyle konuşuyorum ya da mesajlaşıyorum.

Ama hepsini geçtim, o kadar güzel bir gündü ki, o kadar rahat ve sakin bir şekilde atlattık ki.... Benim minicik yavruma hiç sıkıntı çekmeden hemencecik kavuşuverdim. Canım oğlum sen ne güzel bir şeysin, o gün hayatıma girerek bana nasıl bir mutluluk verdin anlatamam. Bu yüzden o günü ve o anları hiç unutmamak için her fırsatta gözlerimi kapatıp tekrar yaşıyorum.

Sevgiler,
Yasemin (Bartu'nun annesi)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız için teşekkür ederim

Yasemin