Neyse dünkü programda, devamlı kucak diye tutturan bir de kendi yatağında uyumayan bir minik yavrumuzu deyim yerindeyse muma çevirdi. Eh ben de bu durumdan feyz alarak bugün aynı uygulamayı Bartu Efendi'nin üzerinde deneyeyim dedim. Yapılacak olan basit; kucak diye tutturunca önce ikaz edip neden kucağa alamayacağımı açıklayacağım, tutturursa da sakinleşmesi için bekleyeceğim. Bu süre zarfında benim de sakin sakin beklemem, arada saçını okşayıp sakinleşmesi halinde kucağıma alabileceğimi açıklamam lazım.
Vallahi programda çocuklar maksimum 20 dakikada durumu kavrayıp, paşa paşa sakinleşiyorlardı da bu gerçek süre mi yoksa gözümüzü boyamak için montaj yapılıp kısaltılmış süre mi bilemedim. Zira Bartu Bey 30. dakikada amuda kalkmış, resmen böğürerek ve burnundan sümükler fışkırtarak ağlamaya devam ediyordu. Tutarlı olayım diye de müdahale edemiyorum, ay fenalıklar geçirdim; başım tuttu, içim şişti.....
Sonra mı? Sonra Allah razı olsun, üst komşumuz Zuhal Teyzenin kızı Filiz (mini minnacık kızı Ayşe ile ziyarete gelmiş) sesi duyup merak etmiş beni aradı. Durumu anlayınca da kahveye çağırdı böylece Bartu da Ayşe ile oynar sakinleşir diye düşündü. Gerçekten de ev değişikliği hemen işe yaradı, oğlum etrafa gülücükler saçıp, kurabiyesini yiyerek mutlu oldu :)
Sonuç; kahrolsun süper dadı , yaşasın Filiz :)
Sevgiler,
Yasemin (Bartu'nun annesi)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlarınız için teşekkür ederim
Yasemin