Çevremizdeki insanlar arasında o kadar çok farklılık var ki...... Tipi farklı olan, zihniyeti farklı olan, inancı farklı olan, tercihi farklı olan, görüşü farklı olan, hayat şartları farklı olan...... Say say bitmez..... Ben kedime bu farklılıkları kabullenmeyi, insanları her şeye rağmen sevip saymayı prensip edindim ve bunu Bartu'ya da öğretmek en öncelikli hedeflerimden biri.
Yine bugün parkta benden hafifçe uzaklaşmışken karşıdan bir kadıncağız ve down sendromlu oğlu Bartu'ya yaklaştılar, ben de zaten 10 adım geride olduğum için kısa sürede yanlarına geldim. Çocukcağız Bartu'ya gülümsedi ve ne kadar güzelsin deyip yanağını okşadı. Bartucuğum önce bana baktı ve benim tepkimi bekledi. Ben de gülümseyip teşekkür ederiz ağabeyi, sen de çok yakışıklısın dedim. Bunun üzerine Bartu'da uzaklaşmak yerine çocuğa yakın pozisyonda kalmaya devam etti ve üstelik bacağına dokunup gülümsedi. Daha sonra da iyi günler diyerek birbirimizden ayrıldık.
Bugün Bartu kendinden farklı bir çocukla tanıştı ve O'nu farklı görmemeyi, günlük hayatta O'nun da yeri olduğunu gördü. Ben orada oğlumu tutup biraz geriye çekseydim ya da tedirgin davransaydım eminim ki Bartu bu durum ile çocuğun farklılığı arasında bağlantı kuracaktı ve ayrıca hem çocuk hem de annesi kendilerini kötü hissedecekleri.Şimdi aralarında hiç bir fark kalmadı ve her ikisi de birbirlerine sevgiyle yaklaşabildi. Sonuç; ben çok mutluyum sanırım doğru mesajı verebildim oğluma :)
Sevgiler,
Yasemin (Bartu'nun annesi)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlarınız için teşekkür ederim
Yasemin