Bir annenin yaşadıkları, duyguları, hissettikleri, önemsedikleri..... Kısaca tüm dünyası ile ilgili paylaşımları.
1 Mayıs 2014 Perşembe
Amerika'da Doğum 4
Bebeğini Amerika'da dünyaya getirmeye karar veren annelerin en büyük korkusu ne derseniz; inanın bana Amerika'ya uçak indiğinde pasaport kontrol noktasından geçip geçemeyeceğidir. Ben günlerce kabuslar görmüş, hatta bileti almış olmamıza rağmen gitme fikrinden bile vazgeçmiştim. Tabii o kadar parayı bayılıp da 2 kişilik bileti alınca paşa paşa uçağa biniyorsunuz o ayrı :)
Beni uçak yolculuğunda sağ olsun İnci Halam yalnız bırakmadı ve sadece 15 gün kalmak için tüm programını alt üst edip benimle birlikte maceralı yolculuğumuza katıldı. Dün zaten uçak yolculuğunu anlatmıştım, asıl olan pasaport kontroldeki heyecan dolu dakikalardı. Ben genelde çok soğuk kanlı biriyimdir, ne üniversite sınavında, ne iş görüşmesinde.... hiç gerilmemişimdir çünkü sonuçta asla ucunda ölüm olmadığını bilirim ve hayatın devam edecek olması da bana yeter diye düşünürüm. Ama benim baba tarafı fena halde pimpiriklidir, bu demek oluyor ki İnci Halam da her şeyin detayını kurup kendi kendini yiyip bitirebilir. Örneğin bileti aldığımız günden itibaren her aklına geldiğinde "ya bizi durdurup hamilesin diye geri gönderirlerse" kabuslarını içten ve derinden yaşamıştır.
Aslında ben de epey bir araştırma yaptıktan sonra, bir çok havaalanında bu tip vakaların olduğunu, hatta hamilelerin daha indikleri gün başka bir uçağa konup aynı uçuşu yaparak ülkelerine postalandıklarını bol bol okudum. (Amerika'da yaşayan pek çok kişi de beni sınırdan almayacaklarını iddia ediyordu.) Peki bu duruma karşı nasıl bir önlem alınabilir derseniz, ben dönüş biletimi 15 gün sonraya almıştım yani 1 eylülde gittiysem 16 eylülde de ülkeme dönecek gözüküyordum. Bana neden geldin derlerse de vereceğim cevap alışveriş olacaktı çünkü adamlar için turistlerin getireceği para çok önemli oluyor. Kontrolden geçtikten sonra da hemen biletimi 3 ay sonraya erteleyecektim. (Biletinizi alırken erteleme durumundan bahsederseniz biraz daha fazla bedel ödeyerek bu imkandan yararlanabiliyorsunuz)
Uçağa binmeden bir gün önce halam bize geldi, dolaptan çıkardığım 3 çeşit elbise ve sweatshirtlerle bir çok kombin yaparak hangi kıyafetten karnımın belli olmadığını tespit ettik. Daha da ileri gidip tüm kombinlerin fotolarını eşe dosta yollayıp fikir aldık. Sonuçta zorlu bir maceraya atılmışız, riske atmaya değmez :)
11 saat uçuşun sonunda Washington Dulles havaalanına indiğimizde beni bile bir korku aldı, bacaklarım mı titriyor desem, ellerim mi buz kesti desem besmeleler çekip Allah'a mı sığındım desem .... ne desem? Derin bir nefes alıp girdik pasaport kuyruğuna.... Halam rahat durur mu? Üzerine hırkanı giy, çantanı karnının önüne al, kitap okuyor gibi yap... taciz de taciz... Ay hala diyorum bir dur ne olur zaten korku geldi, kımıldatma beni şimdi yakalanacağız. Duyan da esrar falan taşıyoruz sanacak. Neyse sıra bize geldi; Daha önceden evde prova yaptığımız gibi halam önden geçti, ben de tam dibine yapışıp elimdeki kitabı okuyormuş gibi yaparak görevliye doğru yürüdüm. Adamın önüne geldiğimizde neredeyse doğuruyordum....
Adam yüzümüze bakmadı bile desem yeridir, hoş geldiniz, ne kadar kalacaksınız sorularından sonra iyi tatiller diyerek pasaportumuza 6 aylık giriş iznini basıverdi. (Bence bunda daha önceki Amerika girişlerimizin de etkisi vardı) Halam da ben de aptallaştık, adama bön bön bakıyoruz, inanamıyoruz duyduğumuza. Gık demeden ama yüzümüz muhtemelen kıpkırmızı halde ayrıldık bankodan ve valiz bekleme yerine doğru yürümeye başladık. Halama doğru eğildim ve sanki başkası duysa da anlayacakmış gibi "biz girdik yahu sorunsuz" dedim. Sonraaaaa benim bağırsaklar sinirden bir çalışmaya başladı ki sormayın, daha da beteri baktım halama o da aynı durumda :) (Stres kötü bir şey... :))
Şimdi düşünüyorum, ne boş telaşlar yapmışız, ne anlamsız korkular yaşamışız. Adamlar sizin karnınızla ilgilenmiyor, sizin hamileliğinize bakmıyor.... Elinizde vizeniz varsa, gidiş dönüş uçak biletiniz varsa, kalacak bir adres gösterebiliyorsanız, Welcome to USA diyorlar bu kadar basit. Siz de günlerce stres çekmenizle hatta uçakta 11 saat karalar bağlamanızla kalıyorsunuz.... Sıra ev konusuna geldi.... Yarın görüşürüz :)
Sevgiler,
Yasemin (Bartu'nun annesi)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlarınız için teşekkür ederim
Yasemin